Öğrenciler yükselen mesleklere dikkat!

Çoğu genç, sınavdaki performansını meslek seçiminin üstünde tutuyor. Bu yıl LYS’ye giren lise mezunlarına hangi mesleği seçecekleri sorulduğunda üstünde çok fazla düşünmediklerini gördük. Büyük bir bölümü için sınavda aldıkları puan ve onunla hangi okullara girebileceği çok daha ön plandaydı. Neyi istedikleri, hangi işi yaparlarsa daha mutlu olacakları gündemde değildi. Çünkü sınav dendiğinde kendilerini değil rekabet ettikleri yüzbinlerce genci düşünüyor, buna takılıyorlardı. Oysa uzmanların üstüne basa basa söylediği şu ki mutlu bir hayat, kişiliğimize uygun meslek seçimiyle mümkün oluyor. Çünkü günümüzde vaktimizin çoğunu iş yerinde geçirdiğimiz düşünülürse, gerçekten istediğimiz işi yapmak büyük önem taşıyor.

Bu yıl yeni sistemle sınava giren 784 bin 564 öğrenci için şimdi seçim yapma zamanı. 26 Temmuz – 6 Ağustos tarihleri arasında öğrencilerin tercih işlemlerini tamamlamış olması gerekiyor. Lisans Yerleştirme Sınavı’na (LYS) giren öğrenciler için sınav stresi sona erse de tercih süreci çok büyük önem taşıyor. Doğru tercih konusunda sürekli uyarılarda bulunan uzmanlar öğrencilere sırf üniversite okumuş olmak için değil, gerçekten sevdikleri, istedikleri mesleği bulmaları için tercih yapmalarını tavsiye ediyor. Çünkü dünyada öne çıkan meslekler de sürekli değişiyor. Kimi bölüm mezunları iş bulamazken, bazı bölümlerden mezun olanlar o yılın en çok aranan bireyleri olabiliyor. Bu yüzden de tercih yaparken iş bulma imkanı diğerlerine göre daha yüksek olan bölümler dikkate alınıyor.

Mühendislerin yıldızı sönmüyor

Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda makine, bilgisayar, malzeme, endüstri, çevre ve kimya gibi mühendislik alanları ön plana çıkacak. Ayrıca işletme, fiyatlandırma uzmanlığı, promosyon analistlği, kalite mühendisliği, marka araştırmacılığı da aranan mesleklerden olmaya aday görünüyor. Malzeme sentezi ve üretimi, taşımacılık, bilişim ve iletişim, bioteknoloji, mekatronik, hukuk, enerji sistemleri ve üretimi gibi alanlar da son yılların dikkat çeken meslekleri arasında. Bunlar dışında yine önceki yıllarda olduğu gibi bütün sektörlerde satış, pazarlama ve mali işlerde çalışan uzman ve yöneticilere ihtiyaç olacak. Uzmanlar özellikle yabancı dil bilen finansçıların önümüzdeki yıllarda en çok aranan bireyler olacağı konusunda hemfikir.

“İstemediğiniz bölümü tercih etmeyin”

Adaylardaki genel kanı, yüksek puanla öğrenci alan programlardan mezun olmanın iş bulmada onlara çok büyük avantajlar sağlayacağı, düşük puanla öğrenci alan programları bitirdiklerinde ise iş bulmada sıkıntılar yaşayacakları yönünde. Oysa bu görüşlerden sıyrılıp, sektörler incelendiğinde bunun tersi durumlar da yaşandığını söyleyen İstanbul Kavram Meslek Yüksek Okulu Mütevelli Heyet Başkanı Bahattin Durmuş, “Tercih yaparken puan değil başarı sırası göz önünde bulundurulmalı. Adaylar ekonomik değer oluşturacak, gelecek vadeden meslekleri tercih etmeli” diyor. ‘Ailem kazanamazsam ne der, çevreme ne derim, konu komşu beni hafife alır mı’ gibi düşüncelerle tercih yapan öğrencilerin istemedikleri bölümü okumalarının gelecekleri açısından endişe verdiğini, bu nedenle mutlaka istedikleri bölümleri tercih etmeleri gerektiğini vurguluyor Durmuş.

Hukuk, mimarlık, mühendislik, psikoloji ve işletme gibi geleneksel alanlara ilgi her zaman yoğun. Ancak değişen dünyada çok boyutlu, yeni teknolojilere hakim, tasarım ve kültür sanat endüstrisine yakın, iletişim çağından anlayan uzmanların önem kazandığını söyleyen Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Güven, hızla gelişen teknolojinin mimarı – mühendisi olmak kadar bunların analizini yapan ve trendleri belirleyen, geleceğin taşıyacağı sorunları öngörebilen ve çok boyutlu düşünme becerisi olan kişilerin de anlam kazandığını söylüyor.

Prof. Güven’e göre teknik beceriler ve akademik başarının yanı sıra bireyin ilişkileri yönetebilme, stratejik düşünebilme, liderlik ve girişimcilik gibi özellikleri de iş dünyasında büyük önem taşıyor.

Çok yönlü olmak önemli

Uzman ve akademisyenlerin birleştiği ortak bir hüküm var: Sektörler her yönüyle düşünebilen, üretebilen, sorgulayan ve kültürlü çalışanlara ihtiyaç duyacak. Tek bir uzmanlık alanı, iyi bir kariyer için yeterli olmayacak. Bir ana dalın yanına eklenen yan daldaki eğitimin, kişileri daha başarılı, tercih edilen noktalara taşıyacağını söyleyen Işık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Ekinci, görsel sanatların da gelecekte revaçta olacağını vurguluyor.

Özellikle biyoloji ve genetik mühendisliğinin zaman içerisinde giderek genişleyen bir alan olacağını söyleyen Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan da, öğrencileri sevdikleri, mutlu olabileceklerine inandıkları meslekler seçmeleri konusunda uyarıyor.

Adaylara, seçecekleri alandan ziyade, kazanacakları niteliklere ve alt yapıya odaklanmalarını tavsiye eden Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Serpil ise, güçlü bir sosyal alt yapı ve nitelikli bir yabancı dilin önemine dikkat çekiyor. Ülkemizin özel konumu itibariyle geleceğin dünyasında önemli rol oynayacağı görüşünde olan Prof. Serpil, dış ülkelerle ilişkilerin her geçen gün arttığını bu nedenle yabancı dil bilgisinin de giderek çok daha önem kazandığını söylüyor.

“Üniversiteleri iyi araştırın”

Kendinize en uygun en mutlu olacağınız mesleği seçtiniz. Şimdi sırada bu bölümü okuyacağınız üniversiteyi seçmek var. Sayıları her geçen gün artan üniversitelerle ilgili detaylı araştırma yapmak da önemli.

“Üniversite, seçtiğiniz alanla ilgili gerekli ve güncel bilgileri aktarmalı, bunu yaparken de çağdaş eğitim teknolojisinin en ileri olanaklarından yararlanmalı” diyen Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Esmer ekliyor: “Üniversitenin, öğrencileri iş ve çalışma dünyasıyla buluşturması gerekiyor. Öğrenciler üniversiteden sadece bir meslek elemanı olarak değil; sosyal becerileri gelişmiş, çevresiyle uyumlu ve iletişim yetenekleri yüksek bir birey olarak mezun olmalı. Öğrencilere üniversiteleri iyi araştırmalarını tavsiye ediyorum.”

Uzmanlardan tercih yapacaklara uyarılar

• YGS VE LYS tercihleri, okunmak istenen bölüm-şehir-üniversite göz önüne alınarak değil gerçekten istenen meslek düşünülerek yapılmalı. LYS tercihi bölüm tercihi değil, meslek tercihidir. Mesleğinizi seçerken iyi düşünün.

• İdealinizdeki bölüm ya da üniversite yoktur, idealinizdeki meslek vardır. Seçeceğiniz bölümün idealinizdeki mesleğe gidişte bir engel olmamasına ve olabildiğince yolunuzu açmasına dikkat edin.

• Tercih edilen bölüm ve üniversiteye dair özel koşulları mutlaka okuyun.

• Tercih edeceğiniz bölümün yeni sistemde hangi puan türüne dahil olduğuna dikkat edin ve o türdeki puanınızı göz önüne alarak tercihinizi yapın.

• Bir tercihi kendinden daha yüksek puanlı bir bölümün üzerine yazmayın. Ölü tercih yaparak tercih hakkınızı eksiltmeyin.

• Ailenize ve çevrenize danışın. Ancak son karar sizin olsun.

• Değişen sistem nedeniyle bu yıl tercih hatalarının fazla olması bekleniyor. Bu nedenle mutlaka bir uzmandan yardım alın. Fakat uzmanın tercihlerinizi sizin için yapmasını beklemeyin. Uzmanın yanına ön hazırlık yaparak gerekli kontrolleri yaptırmak ve aklınıza takılanları sormak için gidin.

Sektörlere göre en gözde meslekler

Sağlık-tıp: Sektörde son yıllarda en çok aranan pozisyonlar bu yıl da geçerli. Hemşire, yoğun bakım hemşiresi, dahiliye uzmanı, radyoloji teknikeri, anestezi teknikeri, hasta danışmanı ve acil tıp teknikeri.

Yapı-inşaat: Yurtdışı yatırımların da arttığı inşaat sektörünün popüler pozisyonları mimar, inşaat mühendisi, teknik ofis uzmanı, ihale uzmanı, şantiye şefi, saha mühendisi, işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı (mühendisi).

Mağazacılık: Alışveriş merkezlerinin artmasıyla daha hızlı gelişen sektör kasiyerler, satış danışmanları ve mağaza müdürlerine yoğun ihtiyaç duyuyor. Son zamanlarda ilanlarının arttığı görülen bir alan ise görsel düzenleme. Bu uzmanlara kimi şirketler “virtual merchandiser” derken kimi de “spaceman” adını veriyor.

Bilişim: Nitelikli insan kaynağı açığının yüz binlere ulaşması beklenen sektör bu yıl veritabanı yöneticisi, yazılım geliştirme uzmanı, sistem ve ağ uzmanı, java uygulamaları uzmanı, iş analisti, web master, ABAP uygulama geliştirme uzmanı ve flash animasyon uzmanı arıyor.

Tercih yapmadan önce Optimum Outlet’e

Bu yıl tercih kılavuzunda yapılan hatalar da süreci biraz daha karmaşıklaştırdı. İstanbul’da yer alan alışveriş merkezi Optimum Outlet üniversite adaylarının bu sıkıntılı döneminde önemli bir sosyal sorumluluk kampanyasına imza atıyor. Üniversite adaylarının bilinçli yönlendirilmeleri ve doğru tercih yapmalarını sağlamak amacıyla ???bugün????? alışveriş merkezinde üniversite ve yüksekokulların temsilcileri ücretsiz danışmanlık hizmeti verecek. Pek çok üniversiteden tercih danışmanları, akademisyen ve öğrenciler tercih aşamasında adaylara birebir destek verirken üniversitelerin de tanıtımı yapılacak. Ayrıca üniversiteyi başka bir ülkede okumayı düşünen adaylar için de yurtdışı eğitim şirketlerinden danışmanlar ücretsiz rehberlik hizmeti verecek.

ÜNİVERSİTELER

Sağlık alanına ilgi arttı

Acıbadem Üniversitesi

2009 -2010 eğitim öğretim yılında sağlık bilimleri alanında eğitim vermeye başlayan Acıbadem Üniversitesi, araştırma odaklı lider bir üniversite olmayı hedefliyor. Önümüzdeki yıl da Tıp Fakültesi’ne ve Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne öğrenci alacak olan üniversitede öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı iki. Acıbadem Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Pamir, Son ekonomik krizde birçok meslek sahibi işsiz kalırken, sağlık sektörü çalışanlarının böyle bir sorun yaşamamasının bu alana ilginin yeniden yoğun bir şekilde artmasına yol açtığını vurguluyor. Pamir, özellikle biyoteknolojiler, genetik ve nanoteknolojilerin kullanılmasının, sağlık bilimleri alanında multidisipliner çalışmalar yapılması ve yükseköğretimde yeni bölümlerin açılmasını zorunlu hale getirdiği görüşünde.

Tıp Fakültesi mezunlarının artık sadece doktorluk yapmadığını, tıbbi cihaz ve alet teknolojileriyle, ilaç sektörüyle ilgili alanlarda da çalışabildiğini söyleyen Prof. Pamir, üniversitelerinde yabancı dil ve bilişim teknolojilerini iyi kullanan, bilimsel düşünceyi ön planda tutan kafa yapısına sahip, pozitif düşünebilen, araştırma yapabilen, istatistiksel metotları bilen bireylerin ön plana çıktığını vurguluyor. Başarılı öğrencilere sunulan burs olanakları ile mezuniyet sonrası istihdam imkanı da sağlanan üniversitede öğrencilere, çift ana dalın yanında Erasmus programlarıyla geniş bir yelpazede seçilebilen derslerle, sosyal ve kültürel bakımdan da istenilen birikimi alma imkanı tatınıyor.

“Sosyal ve kültürel alanda da gelişmeliler”

Anadolu Üniversitesi

Önümüzdeki yıl ilk kez grafik tasarımı ve mekatronik programlarına öğrenci alınacak olan Anadolu Üniversitesi başarılı, fakat maddi durumu yetersiz öğrencilere barınma ve beslenme yardımı yapıyor. Nano-teknoloji, gastronomi, mekatronik, elektronik ve haberleşme mühendisliği, elektronik gazetecilik, görsel tasarım, AB uzmanlığı, strateji planlama yöneticiliği, moda tasarımı ve endüstriyel tasarım ise öne çıkan diğer bölümler. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın, öğrencilerin, eğitim-öğretim ve bilimsel çalışma yapabilmelerinin yanı sıra kendilerini sosyal ve kültürel alanlarda da geliştirmeleri için, kampus olanaklarının iyileştirilmesi, öğrenci merkezleri, kulüpler, kütüphaneler, kafeteryalar ve öğrencilerin mesleki gelişimleri için gerekli staj olanaklarıyla ilgili kolaylıklar sağlanması gerektiği görüşünde. Üniversite-sanayi işbirliği ve çalışma projelerinin Anadolu Üniversitesi’nin farklılığını ortaya koyduğunu vurgulayan Prof. Aydın, öğrencilerin değişim programlarından yararlandığını, yurt dışında staj, inceleme ve araştırma yapma imkanı bulduklarını söylüyor.

Kişiye özel üniversite

Bahçeşehir Üniversitesi

Bahçeşehir Üniversitesi, altı fakülte, iki enstitü ve Meslek Yüksekokulu’nda yer alan 85 eğitim programıyla, araştırmaya meraklı zihinleri geliştirmeyi ve sistematik düşünme yetisine sahip, lokal ve global konulara duyarlı, uluslararası standartlara uygun, bilimsel, teknolojik, kültürel bilgi birikimine katkıda bulunan bireyler yetiştirme hedefiyle yola çıkmış. Üniversitenin vizyonunu öğrencilerini düşünce ve fikirlerin hiçbir kısıtlamaya maruz kalmadığı, tamamen özgür bir ortamda eğitmek olarak açıklayan Rektör Prof. Dr. Yılmaz Esmer, tüm dünyayı bir kampus alanı olarak gören Kampusum Dünya anlayışına sahip olduklarını belirtiyor. Esmer bu kapsamda Avrupa’da 88, ABD’de 24, diğer ülkelerde toplam 23 üniversite ve kurumla yaptıkları anlaşmalarla öğrenci değişiminden çift diplomaya, yaz okullarından, ortak teknoloji merkezlerine kadar çeşitli alternatifler sunabildiklerini ifade ediyor.

“Artık dünya öyle hızla değişiyor ki, insanlar çalışma hayatları boyunca birkaç meslek değiştirebiliyor” diyen Prof. Esmer’e göre meslekler arasında geçiş yapabilen, çok yönlü yetişmiş, dünya bilen bireyler iş dünyasında aranan kişiler olacak. Bu nedenle öğrencilerin üniversite boyunca kendilerini bu yönde geliştirmeleri gerekiyor. Bu yıldan itibaren başarılı öğrencilerin eğitim ve kariyer planlamalarına yönelik “Üstün Başarı Programı” ile ‘Kişiye Özel Üniversite’yi başlatacaklarını söyleyen Prof. Esmer, ikinci sınıf sonunda başarılı öğrencilerin katılacağı programda bu öğrencilere çok geniş akademik olanaklar sunulacağını vurguluyor. Programda öğrencilerin eğitim ve kariyer hedeflerini belirleyebileceği ve geleceklerini planlayacağı özel birer danışmanı olması planlanıyor.

Kendine güvenen mezunlar

Bilgi Üniversitesi

Türkiye’nin ilk vakıf üniversitelerinden olan Bilgi Üniversitesi eğitim, kültür ve sanat projeleri odaklı sosyal sorumluluk çalışmalarına ağırlık vererek, merak eden, özgür düşünen, sorgulayan ve böylelikle kendi sentezini üretebilen bireyler yetiştirmeyi hedefliyor. 2006 yılında dünyanın en büyük üniversiteler ağı olan Laureate International Universities’e dahil olduklarını söyleyen Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Güven, bu sayede öğrencilerine 21 ülkede 60’dan fazla üniversitede eğitim görme, çift diploma alma veya lisans ve yüksek lisans programlarına devam etme gibi fırsatlar sunduklarını vurguluyor. 2010 – 2011 akademik yılında idari bilimler, beşeri bilimler, iletişim ve hukuk alanlarının yanı sıra mimarlık, mühendislik ve sağlık alanlarında da eğitim verilecek olan üniversitede Sağlık Bilimleri Yüksekokulu da ilk kez öğrenci alacak. Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin hem okul içi ve okul dışında gerçekleştirdikleri çeşitli projelerin, hem de iş dünyasıyla yakın ilişkiler kurup “gerçek” stajlar yapabilmelerinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Güven, bu nedenle öğrencilerinin her alanda kendine güvenen, altyapısı kuvvetli, yeniliklere açık, üretken bireyler olarak mezun olmalarını amaçladıklarını söylüyor.

Üniversitedeki “Görevli Öğrenci Programı” sayesinde öğrenciler, ders dışında kalan zamanlarında üniversite bünyesindeki kütüphane, stüdyo veya araştırma merkezi gibi farklı uygulama birimlerinde görev alarak eğitimleri sırasında gerçek bir iş deneyimi yaşama ve alanlarında uzmanlaşma imkanı da buluyor.

Uluslararası kariyer için eğitim

Doğu Akdeniz Üniversitesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Gazimağusa kentinde bulunan Doğu Akdeniz Üniversitesi, bu yıl açılan sağlık bilimleri fakültesiyle birlikte kapasitesini sekiz fakülte ve üç meslek yüksek okuluna yükseltti. 1979 yılından beri eğitim veren okulun tüm programları YÖK tarafından tanınıyor. Üniversitede 68 ülkeden 14 bin öğrenci eğitim alıyor. İngilizce eğitim veren programları, ikinci bir yabancı dil öğrenme olanağı, öğrenci değişim programları, zengin sosyal ve kültürel etkinlik olanakları, sahip olduğu uluslararası akreditasyonlar ve öğretim ortamıyla dünyanın her yerinde geçerli diploma verdiklerini söyleyen Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Y. Öztoprak, öğrencilerini yaratıcı, girişimci, global düzeyde rekabete hazır bireyler olarak uluslararası kariyer için yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Önümüzdeki yıllarda bilişimle ilgili mesleklerin öne çıkacağını söyleyen Prof. Öztoprak’a göre işverenler özgüveni yüksek, en az bir yabancı dil bilen, farklı ortamlara karşı duyarlılığı olan ve kolay uyum sağlayabilen bireyleri tercih ediyor.

Çok kültürlü olmak avantaj sağlıyor

Fatih Üniversitesi

Ankara ve İstanbul’da iki kampusu bulunan Fatih Üniversitesi bünyesinde altı fakülte, dört enstitü, bir yüksekokul, üç meslek yüksekokulu, üç hastane, iki sürekli eğitim merkezi bulunuyor. Öğrencilerin üniversitede bölüm seçerken hem sevdiği hem de yeteneği olduğunu düşündüğü bölümleri tercih etmeleri gerektiğine dikkat çeken Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan, bugün için iş imkanı olan veya popüler olan bir mesleğin 5–10 yıl içinde bu özelliğini çoğunlukla yitirdiğini söylüyor. Prof. Tekalan’a göre önemli olan belirli bir alanda kaliteli birey olarak yetişmek. “Tercih yaparken öğretmen, aile ve öğrenci birlikte karar vermeli. Öğrenciler en çok okumak istedikleri bölümü birinci sıraya yazmalı” diyor.

Öğrencilerin çift ana dal ile ikinci diplomaya, yan dal ile bir sertifikaya sahip olabildiği Fatih Üniversitesi, vakıf üniversiteleri arasında yabancı uyruklu öğrenci sayısı açısından ilk sırada yer alıyor. 74 ülkeden yabancı öğrencinin eğitim gördüğü üniversite çok kültürlü olmak ve İngilizce pratiğinin gelişmesi açısından önemli katkılar sağlıyor. Üniversitedeki Kariyer Planlama Merkezi, mezun düzeydeki öğrencilere iş hayatına yönelik danışmanlık hizmeti veren, alanlarına uygun iş imkânlarını tanıtmak adına faaliyetlerde bulunuyor.

“İkinci yabancı dil bilmek önemli”

Işık Üniversitesi

Bir bölümü elektronik olmak üzere 83 binden fazla kitapla Türkiye’nin en büyük arşivli kütüphanelerinden birine sahip olan Işık Üniversitesi, “AB Hayat Boyu Öğrenme 2007–2013- Erasmus” programı çerçevesinde, kurumsal işbirliklerini teşvik ederek, öğrencilerine ve öğretim üyelerine çeşitli olanaklar sağlıyor. 2010 -2011 akademik yılında biyomedikal mühendisliği bölümünün açılması için YÖK’ten onay beklediklerini söyleyen Işık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Ekinci, önümüzdeki yıllarda çok yönlü çalışanlara ihtiyaç duyulacağı görüşünde.

Yabancı dil bilmenin önemine değinen Prof. Ekinci’ye göre ikinci yabancı dil bilenlerin sayısının giderek artması rekabeti daha da zorlu bir hale sokuyor. Bu nedenle Işık Üniversitesi’nde eğitim dili İngilizce iken, öğrenciler ikinci bir yabancı dil için sürekli teşvik ediliyor. Prof. Dr. Ekinci: “Yabancı dil bilgisinin yanı sıra genel kültür, farklı disiplinlerden edinilen bilgiler ve kişisel yeterlilikler de iyi bir kariyer yoluna başlamak için yeterli” diyor.

Ders içerikleri iş dünyasına yönelik

İstanbul Ticaret Üniversitesi

2001 yılında kurulan İstanbul Ticaret Üniversitesi beş fakültei, bir meslek yüksek okulu, üç enstitü ve iki araştırma merkeziyle eğitim veriyor. “İstanbul Ticaret Odası Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı” tarafından kurulan üniversite, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi ile Uluslararası Ticaret Merkezleri arasında imzalanan protokoller doğrultusunda karşılıklı stajyer öğrenci değişimi imkanına sahip. Günümüzde yabancı dil bilgisinin çok önemli olduğuna değinen İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabri Orman, öğrencileri bölüm seçerken yabancı dil eğitimi veren üniversiteleri tercih etmeleri konusunda uyarıyor. Ders içeriklerini hazırlarken İstanbul Ticaret Odası’nın verilerinden yararlandıklarını söyleyen Prof. Orman’a göre üniversitenin en büyük avantajı bu, çünkü bu sayede öğrenciler iş dünyasına yönelik yetiştiriliyor. İş dünyasıyla yakın ilişkide olmaları sebebiyle öğrencilerin kariyerine de destek olduklarını söyleyen Prof. Orman, staj olanakları sayesinde öğrencileri henüz okurken iş dünyasıyla buluşturduklarını vurguluyor.

Uzaktan eğitim imkanı

İstanbul Üniversitesi

Eğitim teknolojilerindeki son gelişmeleri yakından takip eden, bilgi toplumuna geçişte eğitim ve öğretimde fırsat eşitliği yaratarak yaşam boyu yaygın eğitim-öğretim sağlamak hedefiyle yola çıkan İstanbul Üniversitesi, bu yıl açılan Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi ile üniversiteye fiziksel olarak ulaşma imkanı bulunmayan öğrencilere eğitim alma fırsatı sağlıyor. 2010 -2011 akademik yılında eğitim vermeye başlayacak olan Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ise sağlık sektörüne uzman yardımcı elemanlar yetiştirmek hedefleniyor. Bilişim ve bilgi teknolojilerinin dünyaya damgasını vurduğunu ve geleceği şekillendirecek mesleklerin de bu alanlara yönelik olacağını söyleyen İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet, özellikle bilişim, bilgi teknolojileri, iletişim uzmanları, bilgisayar uzmanlarına, web içerik ve yapım konusunda bilgili operatörler, animasyon ve grafik bilgisine sahip tasarımcılar ve genetik konusunda uzman doktorlara ihtiyaç olacağı görüşünde. Sağlık sektörünün gözde alan olarak güncelliğini koruyacağını belirten Prof. Söylet’e göre bilgiyi sağlayan, taşıyan ve yayan sanal dünya üzerine çalışan bilgisayar uzmanları en çok aranan kişiler olacak. İngilizce ve bilgisayar bilgisinin üst düzeyde olması gerektiğini söyleyen Prof. Yunus Söylet, iletişim gücü yüksek, yeni bilgiye açık ve donanımlı bireylerin iş bulma şansının daha fazla olduğuna dikkat çekiyor.

Kendini iyi yetiştirmek önemli

Kadir Has Üniversitesi

“Dünya Üniversitesi” olma hedefiyle yola çıkan Kadir Has Üniversitesi, öğrencilerinin eğitim düzeylerini desteklemek için Amerika ve Avrupa’da birçok üniversiteyle öğrenci değişim programları ve çift diploma işbirliği içinde. 2010–2011 akademik yılında açılacak Yeni Medya Bölümü, Telekom, İnternet ve Mobil İletişim sektörlerindeki katma değerli servis üretimine yönelik nitelikli uzman yetiştirmek amacıyla kurulan bir bölüm. Yeni Medya Bölümü’nde, İnternet ve mobil iletişim alanında eğitim vereceklerini söyleyen Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın’a göre insan kaynaklarından muhasebe ve finansmana, üretimden iletişim, tanıtım ve pazarlamaya, ithalat ve ihracattan hukuksal işlemlere kadar pek çok alanda elemana eşzamanlı olarak gereksinim var. Prof. Aydın, bir mezunun hangi alanda olursa olsun kendini iyi yetiştirmiş, azimli ve çalışkan ve İngilizce bilgisi varsa mutlaka başarılı olacağı görüşünde.

Eğitim bireyselleştiriliyor

Koç Üniversitesi

İnsani Bilimler ve Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimler, Fen, Mühendislik, Hukuk ve Tıp Fakülteleri ve Hemşirelik Yüksek Okulu’yla eğitim veren Koç Üniversitesi, Türkiye’de uluslararası nitelikte, yaratıcı, bağımsız ve objektif düşünebilen, liderlik vasıflarına sahip en yetkin mezunları yetiştirmek amacında.

2010 -2011 akademik yılında medya ve görsel sanatlar ile tıp fakültesi de açacak olan üniversitede öğrencilerin yüzde 60’ı burs imkanlarından yararlanabiliyor. Yaratıcı ve katılımcı eğitim ilkesinden yola çıkan Koç Üniversitesi’nde eğitim programlarının günümüzün ihtiyaçlarına ve çağın gelişmelerine paralel olarak sürekli yenilendiğini vurgulayan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, öğrencilerine eleştirel ve analitik düşünme yetkinliklerinin gelişmesine yönelik bir eğitim verdiklerini söylüyor. Geniş bir yelpazede sunulan seçmeli derslerle öğrencilerin kendi ilgi alanları doğrultusunda ders programlarını şekillendirebildiğini söyleyen Prof. İnan, bu sayede eğitimin bireyselleştirilmesini amaçladıklarını vurguluyor.

“Üniversiteler araştırma merkezleri kurmalı”

Kültür Üniversitesi

1997 yılında kurulan Kültür Üniversitesi, fen-edebiyat, hukuk, iktisadi ve idari bilimler, mühendislik ve mimarlık ile sanat ve tasarım fakültelerine öğrenci alıyor. Günümüzün koşulları, ilerleyen teknoloji ve pek çok unsurun etkisiyle şekillenen iş ve yönetim yapılarının beraberinde yalnızca farklı yaşam biçimlerini değil yepyeni bir akademik eğitim anlayışını da yarattığını söyleyen Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Dursun Koçer, eğitimine yeni bir yön vermek isteyen genç nesiller kadar akademisyenlerin yaklaşımları da farklı boyutlar kazandığına dikkat çekiyor. “Üniversiteler ileri düzeyde araştırma merkezleri kurmalı, evrensel standartlarda eğitim yapıp öğrencilerini yetiştirirken aynı zamanda da sivil toplum kuruluşları, sanayi ve ticaret kuruluşları ile ortak çalışmalar sürdürmeli, bilgiyi paylaşmalı ve aktarmalı” diyen Prof. Koçer, öğrencilerin üniversite seçerken bu özelliklere de dikkat etmeleri gerektiği görüşünde.

Tıp öğrencilerine yüzde 100 burs imkanı

Medipol Üniversitesi

Medipolitan Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından kurulan ve ilk kez 2010 -2011 akademik yılında eğitim vermeye başlayacak olan İstanbul Medipol Üniversitesi bünyesinde tıp, diş hekimliği, eczacılık ve sağlık bilimleri fakülteleri 360 öğrenci kabul edecek.

Üniversite eğitiminin önümüzdeki yıllarda artık meslek edinme eğitimi olarak algılanmayacağını, donanımlı, eğitimli, araştırmacı, özgür düşünülebilen bireylerin yetişmesinin bir aracı olarak kabul edileceğini savunan Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Sabahattin Aydın bilişim, iletişim, biyomedikal ve biyoteknoloji bölümlerinin ön plana çıkacağı görüşünde. Ülkemizde son yıllarda sağlık alanında yaşanan hızlı değişikliklerin bu alandaki yetişmiş insan gücü açığını ortaya koyduğunu vurgulayan Prof. Aydın, bu sebeple sağlık bölümlerinden mezun olanların kolayca iş bulacağını düşünüyor.

İstanbul Medipol Üniversitesi’nde uygulamalı eğitime büyük önem verdiklerini söyleyen Prof. Aydın, öğrencilerin birinci sınıftan itibaren uygulama ve staj imkanı bulacağını belirtiyor. Tıp fakültesine kayıt yaptıran öğrencilere yüzde 100 oranında burs sağlanan üniversite, öğrencilere eğitimlerinin ardından iş imkanı da yaratıyor. Prof. Aydın, Sağlık Bilimleri Fakültesi altında hemşirelik, fizyoterapi ve rehabilitasyon, beslenme ve diyetetik ile sağlık yönetimi programlarında eğitim alan tüm öğrencilere istihdam garantisi verdiklerini vurguluyor.

Uzmanlaşma artacak

Okan Üniversitesi

“İş Yaşamına En Yakın Üniversite” misyonuyla yola çıkan Okan Üniversitesi, şu anda beş fakülte ve iki enstitüsüyle eğitim veriyor. 2010–2011 akademik yılında Yönetim Bilişim Sistemleri Gıda Mühendisliği , Enerji Mühendisliği , Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetimi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Beslenme ve Diyetetik bölümlerinin açılması planlanıyor. Önümüzdeki yıllarda teknoloji, çevre ve sağlıklı yaşam alanlarına ilginin artacağını söyleyen Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadık Kırbaş, bu sebeple tıp, gen teknoloji, gıda mühendisliği, gastronomi gibi bölümlerin yoğun talep göreceği düşüncesinde. Hizmet sektörünün de gelişmeye devam edeceğini vurgulayan Prof. Kırbaş’a göre ulaşım ve iletişimdeki gelişmeler de, bazı işlerin yeni evrensel işbölümüne dayalı olarak yürütülmesi sonucunu doğuracak, uzmanlaşmalar artacak bu da daha disiplinler arası çalışmalara talebi artıracak.

Profesyonel yöneticilere her zaman ihtiyaç var

Özyeğin Üniversitesi

Öğrencilerine girişimciliği özendirmek ve bunu teşvik edecek programlar uygulamak hedefiyle 2007’de kurulan Özyeğin Üniversitesi, iş yaşamıyla iç içe uygulamalı bir eğitim vermeyi temel ilkelerinden biri olarak benimsemiş. Önümüzdeki yıl bilgisayar ve makine mühendisliği bölümlerinin de açılacağı üniversitede zorunlu staj en çok önem verilen konuların başında yer alıyor. Türkiye’nin ekonomisi dünya ortalamasının üzerinde büyüyen bir ülke olduğunu vurgulayan Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut’a göre bu nedenle Türkiye’de ekonomiye ivme katacak ve istihdam yaratacak girişimcilere ve daha fazla sayıda nitelikli, profesyonel yöneticiye olan gereksinim devam edecek.

“Evrensel değerlere sahip, birden fazla yabancı dil bilen, sektörleri iyi tanıyan, sonuç odaklı, takım çalışmasına yatkın yöneticilere ihtiyaç olacak. Ekonomileri iyi olan ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye’de işletme diplomasına sahip olanların oranı üniversite mezunlarının tümüne göre henüz çok düşük. Dolayısıyla kaliteli bir işletme eğitimi almış kişilere duyulan ihtiyaç oldukça fazla” diyor Prof. Erkut. Erkut, Biyo-mühendislik, elektronik, bilgisayar ve makine mühendislikleri alanlarına talebin hızla arttığı görüşünde.

Diplomasıyla barışık bireyler

Sabancı Üniversitesi

Türkiye’deki ilk “bölümsüz üniversite” olan Sabancı Üniversitesi, öğrencilere okumak istedikleri program tercihini ikinci sınıfın sonunda yapma olanağı sağlıyor.

İlk iki yıl öğretim üyelerinin danışmanlığında, lisans programlarından farklı dersler seçerek farklı alanları ve meslekleri tanıma fırsatına sahip olan öğrenciler böylelikle, kendi tercih ve yeteneklerini keşfederek bilinçli bir şekilde okumak istedikleri alanı 11 program arasından belirleyebiliyor. Bu sistemle “diplomasıyla barışık bireyler” yetiştirmeyi hedeflediklerini söyleyen Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker, sistemin ayrıca öğrencilerin seçtikleri uzmanlık alanı dışında diğer disiplinlerde de temel kavram ve yöntemlere aşina olması fırsatını sunduğunu vurguluyor.

“Sevdiğiniz mesleği seçin”

Şehir Üniversitesi

Bilim ve Sanat Vakfı’nın kurduğu 2010 – 2011 akademik yılında eğitim vermeye başlayacak olan ve bu yıl 300 öğrencinin kabul edileceği İstanbul Şehir Üniversitesi’nde her üç öğrenciye bir öğretim görevlisi düşecek. Öğrencilerinin yurtdışı eğitim ve staj tecrübesi kazanmasını önemseyen üniversitenin temel hedefi, “pasaportsuz öğrenci’nin kalmaması”.

“Meslek seçiminde en çok dikkat edilmesi gereken nokta o mesleğin geleceğin mesleği olmasından çok, o işi yapmak isteyip istemediğiniz” diyen Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, meslekle ilgili temel bilgilere sahip olmanın yanında, teknolojik yeniliklere açık olmanın gençlere yararlı olacağı görüşünde. Ayrıca disiplinler arası bir akademik ortamda öğrenim hayatını geçirmek, kendini ana dilinde ve İngilizce iyi ifade edebilmek, öğrenmeye karşı komplekssiz olmak, iş dışında uğraşlara sahip olmak gibi özellikler de yeni bir mezunu, mesleği ne olursa olsun öne çıkaracak özellikler. Prof. Çetinsaya, Matematiksel Düşünme ve Beceri, Türkçe: Eleştirel Okuma ve Yazma; İnsan, Toplum ve Kültür gibi derslerle şiirin diline aşina sosyologlar, buluşların sosyal-psikolojik sonuçlarını irdeleyebilen mühendisler, matematiksel düşünme kabiliyetine sahip edebiyatçılar yetiştirmeyi hedeflediklerini vurguluyor.

Yabancı dil bilgisi çok önemli

Yeditepe Üniversitesi

Öğrenim dili İngilizce olan bazı fakültelerde Almanca, İtalyanca, Fransızca dillerinde de eğitim verilen Yeditepe Üniversitesi’nde öğrencilere İtalyanca, İspanyolca, Latince, Eski Yunanca, İbranice, Rusça, Japonca, Çince, Felemenkçe, Lehçe, Farsça, Uygurca, Arapça ve İsveççe gibi yabancı dil seçeneği de sunuluyor. Akademik faaliyetlerini; ııp, diş hekimliği, eczacılık, sağlık bilimleri, hukuk, mühendislik – mimarlık, eğitim, fen – edebiyat, iktisadi ve idari bilimler, ticari bilimler, iletişim ve güzel sanatlar olmak üzere 12 fakültede 61 programla yürüten Yeditepe Üniversitesi, çağdaş, araştırmacı ve yenilikçi, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu tüm nitelik ve donanıma sahip, girişimci, teknolojiye hakim, dünya kültürünü tanıyan, kendi öz benliğini güçlendirmiş gençler yetiştirmeyi amaçlıyor.

En çok tercih edilen bölümler arasında Türk Dili Edebiyatı ve Türk Dili Edebiyatı Öğretmenliği bölümlerinin olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Serpil, sağlık hizmetlerine mühendislik biliminin katkılarını ortaya koyan biyomedikal mühendisliği, genetik ve biyo-mühendislik bölümlerinin öne çıkacağı görüşünde. Yabancı dilin günümüzde çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Serpil, öğrencileri yabancı dil bilgilerini mükemmel hale getirmeleri konusunda uyarıyor.

İngilizce eğitim verilmeye başlanıyor

Yıldız Teknik Üniversitesi

Türkçe öğrenim veren Yıldız Teknik Üniversitesi’nde 2010–2011 eğitim-öğretim yılından itibaren bir çok lisans programında yüzde 30 İngilizce eğitim verilmeye başlanacak. Bilgi çağının insanını yetiştirmeyi hedeflediklerini söyleyen Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, başta mühendislik ve mimarlık olmak üzere fen, sosyal bilimler ve sanat alanlarında disiplinler arası lisans ve lisansüstü akademik programları ile eğitim verdiklerini vurguluyor. Bir üniversiteyi üniversite yapan özelliğin, öğretim üyelerinin araştırmaları, laboratuarlarının çağdaşlığı ve mezunlarının ülkede kabul edilebilirliği olduğunu olduğuna dikkat çeken Prof. Yüksek, üniversitelerin özgün bilgi ve teknoloji üretiminin yanı sıra, toplumun değişik kesim ve kurumlarına araştırma-geliştirme projeleri yapması, danışmanlık ve bilgilendirme gibi konularda hizmetleri sunmasının da önemli olduğunu vurguluyor.

Düğün magandasına dur diyecek yok mu?

 

Düğünler, kimileri için hayatlarının en önemli günü olurken kimileri için yalnızca eğlence ve güç gösterisi alanı olarak ortaya çıkıyor. Kalabalıkları güç ve eğlence olarak görenler ise kendilerini belli etmek için elini silaha götürüyor ve basıyor tetiğe…

Onlar için elinin silaha gittiği anda hiçbir şeyin önemi yok. Ne var ki namlunun ucundan çıkan kurşun, kimi zaman bir insanı hedef alıyor. Ne yerel yönetimler, ne merkezi hükümetler bugüne kadar bu konuda ciddi bir adım atmadı.

Vatandaşla arasına duvar örmek istemediğini düşünen yerel yönetimler, düğünlerde silah kullanımının önüne geçmiyor. Ortaya konulan kimi iyi niyetli çabalar ise takip edilmediği için etkin bir sonuç alınamıyor.

Olan ise en temel insan hakkı olan “yaşama hakkı”na oluyor. Bu kez yaşama hakkı Ankara Kızılcahamam’da alındı. Çamlıdere’de, bir düğünde havaya ateş açmak isteyen kişinin tabancasından kazayla çıkan kurşun, bir kişinin ölümüne neden oldu.

SİLAH ASTSUBAYIN ÇIKTI

Mustafa A, akrabaları G.A. ve Cumhur A. (50) Çamlıdere’ye bağlı Benli Yaylası’nda yapılan düğüne gitti.

İddiaya göre, düğünde silahlarla ateş edilmeye başlanınca, astsubay olduğu belirtilen G.A’ya ait tabancayı geldikleri otomobilin torpido gözünden alan Mustafa A, havaya doğru kaldırdığı sırada silahın ateş alması sonucu önünde bulunan akrabası Cumhur A’yı sırtından vurdu.

Yaralı Cumhur A, hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetti.

Cumhur A’nın cesedi Kızılcahamam Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı, Mustafa A. ve G.A. gözaltına alındı.

Olayı duyup hastaneye giden Cumhur A’nın yakınları, sinir krizi geçirdi.

YILDA 700 CAN GİDİYOR

Öte yandan, silah kullanımının yasaklanması ile ilgili Türkiye’de en ciddi çalışmayı yürüten Umut Vakfı, Türkiye’den 3 evden ikisinde ve 2 erkekten birinde silah olduğu görüşünü ortaya koyuyor.

Vakfın Yönetim Kurulu Üyesi Psikiyatr Dr. Ayhan Akcan, Türkiye’de her yıl ortalama 3 bin kişinin ateşli silahlardan çıkan kurşunlarla hayatını kaybettiğini belirterek, “Bu ölümlerin 700′ünü maganda kurşunları oluşturuyor” dedi.

1989 yılından bu yana bireysel silahlanma oranının 10 kat arttığına dikkat çeken Dr. Akcan, insanların mala yönelik suçları önlemek amacıyla silahlanmaya yöneldiğini kaydeden Akcan, buna rağmen bu suçlardaki oranın da1989 yılından bu yana 20-25 kat oranında yükseliş gösterdiğine dikkat çekti.

Akcan, şunları söyledi:

“Bu da gösteriyor ki bireysel silahlanma mala yönelik suçları engellemek için alınması gereken bir tedbir değil. Bu gün Türkiye’de yılda 3 bin kişi silahlardan çıkan kurşunlarla ölüyor. Ne yazık ki bu ölümlerin 700′ü de en mutlu günler olan düğünlerde, maçlarda ve bir anlık heyecanlar için atılan atılan maganda kurşunlarından oluşuyor. Oranlar ele alındığında ülkemizdeki her iki erkekten birinde ve her üç evden birinde ruhsatlı veya ruhsatsız silah bulunuyor. 1989 yılından bu yana silahlanma oranı 10 kat artmış.”

Bu robotlar dünyayı değiştiriyor

Bir dönem sadece bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz robotlar yakın gelecekte günlük hayatımızın değişilmez bir parçası haline gelecek. İşte dünyayı değiştiren en gelişmiş robotlar…

Robotlar her ne kadar son 50 yıldır hayatımızdalar gibi gözükseler de aslında bu mekanik canlıların hayali çok daha öncelere dayanıyor. Bundan yüzlerce yıl önce düşünürler insanın kusursuz bir taklidini yapmak için planlar yapmaya başlamıştı. ( Geleceğin Robot Güzelleri)

İnsanın her emrini yerine getiren ve ona yardımcı olacak bu varlıklar o dönemin teknolojik anlayışıyla çok farklıydı.

El Cezeri adlı dahi Müslüman alim 1100‘lü yıllarda suyla çalışan bilen robotların tasarımını yaptı. Günümüz robotlarına prensip ve şekil olarak daha çok benzeyen bu makineler sayesinde El-Cezeri, Selçuklu sınırlarında büyük bir ün kazandı. (Hizmetçi Robotlar Geliyor)

Bu düşünürün el yazmaları sayesinde suyla çalışan makineleri günümüzde bile yapmak mümkün.

Bu hayale her zamamkinden daha çok yakınız

Bilim kurgu sayesinde, gerçek potansiyelleri kanıtlanan robotlar günümüzde giderek gelişerek sosyal hayatımıza karışmaya başlıyor.

Bundan sadece 10 yıl önce örneklerini filmlerde gördüğümüz ve birçoğumuzun varlığına inanmadığı robotlar bilimin elinde gerçek olmaya başladılar bile. Yakın gelecekte insanlar robotlarla ortak bir sosyal yaşama bile sahip olacaklar.

Bu devrim bazı mesleklerin yok olmasını sağlarken günlük hayatımızın tekrar şekillenmesine de neden olacak. Teknoloji sitesi ShiftDelete.Net bu hayali gerçekleştirecek olan en gelişmiş 10 robotu biraraya getirdi. 

Sıhıyeci Robot
Savaşların en büyük zorluklarından birisi ise çatışma sırasında yaralanan askerlere yardım götürmek ya da onları sıcak bölgeden kurtarmaktır.

Büyük cesaret ve şans isteyen bu iş yüzünden yardım etmek isteyen kişilerde zarar görebilir. Amerikan Ordusu bu sorunu robotlarla çözmek için büyük bir yatırım yaptı.

Battlefield Extraction Assist Robot (savaş alanı tahliyeye yardımcı robotu) adlı bu makine kısa boyu tekerlekleri ve kolları sayesinde yaralanan askerleri güvenli mekanlara çekmek için tasarlandı.

Bombalara karşı da dayanıklı olan BEAR hala geliştirilme aşamasında.

horlama hastalıktır

Normal erişkin insanların en az %45’i zaman zaman horlamaktadır. %25’i sürekli olarak horlamaktadır. Horlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar.

Horlamanın sebebi nedir? Read the rest of this entry »

dişçi korkusu

Bazı kişiler için dişhekimine gitmek çok çekindikleri hatta korktukları bir durumdur. Bunun nedeni daha çok geçmişte (özellikle çocuklukta) yaşanan kötü tecrübeler veya kötü izlenimlerdir.

İğne korkusu Read the rest of this entry »

kök ve kanal tedevisi

Kanal Tedavisi (Endodonti) Niçin kanal tedavisi yapılır? Öncelikle şu bilinmelidir ki, doğal dişin yerini hiç bir yapay diş tutmaz. Dolayısıyla doğal dişlerimiz tedavi ederek son noktaya kadar korumalıyız. Dişlerimizden biri hastalandığında en bilinen koruma yöntemlerinden biri de kanal tedavisidir. Kanal tedavisi hasar görmüş dişlerin korunmasında yardımcıdır. Pulpa (sinir, kan, lenf damarlarını içeren dişin içindeki yumuşak tabaka), kendini tamir edemeyecek derecede hasar gördüğünde pulpa ölür. genellikle buna, kırık dişlerdeki veya derin çürüklerdeki bakteriler sebep olur. Bakteriler dişin özünde iltihaba yol açar. Hasar görmüş veya hastalanmış pulpa çıkarılmazsa diş ve çevresindeki Read the rest of this entry »

şiddetli diş agrısı

Diş ağrısı; diş çürümesi, diş minesinin aşınması, diş etlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer sebeplerden kaynaklanır.
 
Diş ağrısı , neredeyse herkesin yaşamının bir veya birden fazla döneminde yakındığı bir rahatsızlıktır. Genel kanaat, diş ağrılarının basit ağrılar olduğu yönündedir ve bu sebeple dayanılmaz hale gelinceye kadar dişhekimine gitmek genellikle ertelenir. Ayrıca yine aynı kanı sebebiyle bilinçsiz ağrı kesici kullanımının ve çeşitli yöntemlerin en sık görüldüğü ağrı türlerinden biridir. Read the rest of this entry »

Mevsim Degişikligi

Serin ve yağışlı günler yaklaşıyor. Boğaz tırmalamaları, burun akıntısı, öksürük ve hapşırık; düşünmesi bile sanki kabus.
Uzmanların tavsiye ettiği, tıbbi ve çevresel faktörler yönünden alınması gereken önlemlere uysak da mevsiminde bir veya birden fazla soğuk algınlığına yakalanmamak nerdeyse imkansız.
En iyi önlem vücud direncimizin yüksek tutulması. Read the rest of this entry »

Agız Kokusu

Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile olumsuz etkileyebilir. 

SEBEPLERİ: Read the rest of this entry »

Çocukların dişleri niye çürüyor?

Çocukların dişleri niye çürüyor?

Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler. Read the rest of this entry »